İçime Sakladığım Boşluk; Haydar Akdağ, Hüseyin Rüstemoğlu, İskender Giray, Melike Uçku, Müge Ceyhan, Sadık Sarı ve Seda Oğurtanı’nın eserlerinden oluşan bir grup sergisi.

Sergi, bir arayışın hikayesini anlatıyor. Yunan mitolojisine göre Zeus insanları ilk olarak sırtlarından birbirine yapışık olarak yaratmıştır. Giderek güçlenen insan, Zeus’a şükretmeyip kendi düzenini kurmaya kalkınca Zeus onlara bir ceza verir ve onları birbirinden ayırıp parçalarını dünyanın farklı yerlerine atar. İnsan da hayatı boyunca kaybettiği diğer yarısını arar. Peki nerededir diğer yarımız? Ona bir gün ulaşmamız mümkün mü? Bulabilenler var mı? Sergi bu 3 ana eksende şekilleniyor. Çalışmalarda bir arayışın izlerine rastlarız. Her ruh hayatı boyunca kendini tamamlamak için mücadele ederken, bu arayış sırasındaki buluntular, rastlantılar, imge ve boşluklar farklı anlatım şekilleriyle bir arada yer alır.

Haydar Akdağ, ” İnsan kozaları”, İskender Giray ” Ya kavuşsalardı” adlı işleri ile bu arayışı ifade ediyor. Melike Uçku, anne ve babasının 1960’lı yıllara ait mektuplarını kullanarak hüzünlü bir hikaye ile sergiye katılıyor. Seda Oğurtanı Kırılgan portreler serisiyle kendi otoportresi üzerinden duygu durum problemlerine odaklanıyor. Hüseyin Rüstemoğlu’nun toplumdaki cinsiyet kodları üzerine araştırmalarından doğan çalışmalarıyla sergide yer alıyor. Müge Ceyhan, Marmara ve Ege’nin birbirine karşılıklı aşkından söz ediyor. Sadık Arı, İnsan bedeni ve bu bedenlerin içindeki uzuvlarla ilgilenerek çalışmalarında bedenleri yapıbozumuna uğratıyor.

Daimi bir arayış içerisinde olduğumuz şu dünyada dolduramadığımız boşluklardan yola çıkarak ortaya konan eserlerden oluşan bu sergide birçok değerli sanatçının eserlerini görmekteyiz. Aynı zamanda ses destekli video destekli eserlerden oluşan bu sergide, birden çok farklı sanat eseriyle karşılaşmaktayız.

 

 

Toplumdaki cinsiyet kodlarından tutun insani duygulardan, hislerden ve varoluşa kadar birçok şeyi sorgulatan bu sergi GaleriBu’da 17 Şubat’a kadar sanatseverlerle buluşmayı bekliyor.