20. yüzyılda doğrudan Kubizm ve Fütürizm’den etkilenerek ortaya çıkan sanat akımlarından bir tanesi de teorisyen ve ressam olan Kasimir Malevich tarafından geliştirilen Süprematizmdir. Malevich kendine özgü oluşturduğu geometrik şekiller ile sanata radikal bir yenilik getirmiştir, bunu da sanatı dünyanın temsili ağırlığından kurtarmak için yaptığını söylemiştir. Bu geometrik tarz ile avangard sanatta kendine önemli bir yer açan Malevich, ilk Süpermatist çalışmalarını St. Petersburg’da Son Fütüristler Sergisi’nde göstermiştir. Sergide bulunan otuz yedi soyut çalışması genel olarak dikdörtgen, üçgen, daire ve haç motiflerinden oluşmakta olup, her birinde düz renkler kullanılmıştır. Sergide farklı olan bir nokta ise Malevich’in “Kübizm ve Fütürizm’den Süprematizm’e” adlı makalesini yayımlamasıdır. Sanat akımlarının gelişim sürecini anlattığı makalesine ek olarak Malevich’in kendisinin de Süprematist’e kadar olan sürecinden kısaca söz edersek; 1912 yılında Mavi Süvari ve Eşeğin Kuyruğu adlı sanat gruplarıyla ortak sergiler açan Malevich bu süreçte olabildiğince sadeliğe giderek resim sanatını sembolik ögelerden, politikadan ve dünya betimlemelerinden kurtarmak istemiştir. Kurtarışın sonunda ise ulaştığı şey tüm dış dünya bağlantıları kopmuş sanatın en saf ve en mistik halidir. Bu yöne doğrulmasının başka bir nedeni de etkisinde kaldığı felsefe ve ‘dördüncü boyut’ fikirleriydi. Arka planın beyazlığı, objelerin belli bir uzam içinde havada süzülüşü izleyicileri sezgisel bir sürece teşvik ediyordu.

 

Suprematist Composition-Kasimir Malevich

1916 ise Malevich içerik itibariyle Süprematist manifesto olarak sayılan Kübizm ve Fütürizm’den Sprematizme: Resimde Yeni Gerçekçilik adlı kitabı yayımlandı. Kitabında resim sanatının üç ana evresinden ilk evrenin siyah, ikincinin renkli, üçüncünün ise beyaz olduğunu yazdı.

 

 

Evrensel açıdan Süprematizm…

Süprematizm’in çoğu özelliği evrensellik barındırsa da birkaç açıdan Ruslara özgü ikonografiyi büyük ölçüde andırıyordu ve bu kesinlike bilinçli olarak yapılıyordu. Hatta Malevich ilk çalışmalarında ikona kompozizyonlarından etkilenerek kendi tuvalinde de soyut objelerini ona göre yerleştirmiştir.

The Knifegrinder-Kasimir Malevich

1924’te Stalin ile beraber gelen Sosyalist Realizmi tarafından baskı altında kalsa da Süprematizm uluslararası çapta gerek sanat gerekse mimari açıdan ününü devam ettirdi.