1917’de Kübizm ve fütürizme tepki olarak gelişen Metafizik Resim akımı Giorgio de Chirico tarafından başlatıldı. Atina, Münih ve Floransa’da yaşarken çeşitli ressamlar tarafından eğitim alan Chirico, 1910’da sembolizm ve İtalyan mimarisinden ilham alarak yaptığı Metafizik Kent Meydanları adını taşıyan eser dizisinde tuhaf ve mistik şehir manzaraları resmetti. Resimlerinde güçlü bir perspektif, gölgeler ve gizemli figürlerin bulunduğu şehir meydanlarında adeta zaman durmuş gibidir. Aslında yansıtmaya çalıştığı Nietzsche’nin metafiziksel felsefesindeki ‘herşeyin iki varoluşa sahip olduğu’dur; birincisi gündelik varoluş, diğeri ise ilham anlarında görülen metafiziksel varoluştur. Yani Metafizik Resim akımında sanatçılar izleyicide daha derin bir boyut arıyorlardı. İzleyiciyi görünen betimlemenin arkasına baktırmaya, gizemi görmesini hatta tabloda değil gerçek hayatta da gizemlere karşı farkındalık yaratmaya çalışıyorlardı.

1918’de aynı akımın başka bir temsilcisi olan Carlo Carra ile Chirico, Valori Plastici adlı sanat dergisinde Metafizik Resim sanatı ile ilgili çeşitli açıklamaların bulunduğu makaleler yazmaya başladılar. Çoğu kişi tarafından onaylanmasa da Metafizik Resim  Picasso ve Guillaume tarafından beğeniyle karşılandı.

“Güneşli bir günde yürüyen adamın gölgesi, dünyadaki tüm dinlerden daha fazla gizem barındırıyor.”

-Giorgio de Chirico

Metafiziksel Okul

1913’te bir araya gelen de Chirico ve Carra gerçekçi eserler vermeye başlarken, ekiplerine Chirico’nun yazar olan kardeşi Alberto Savinio, Giorgio Morandi ve Filippo de Pisis katılır. Bir araya gelen bu sanatçılar hep birlikte Metafiziksel Okulu’u kurarlar, bu aşamada fikir olarak Nietzsche, Schopenhauer ve Weininger’den ilham alırlar. Bir yandan da Fütürizm’den uzak kalarark Sembolizm ve Orfizm’i de kullandılar.

1919’da, Chirico yayınladığı “Zanatkarlığın Dönüşü” adlı makalesinde klasik resim tekniklerine dönüşünden bahseder. Ardından Carra ile yaşadığı bir anlaşmazlık sebebiyle tüm grup dağılır. Kısa süren bu sanat akımı ardından gelecek olan çok büyük bir sanat akımının köklerini atıp oldukça etkisinde bırakacaktır… Sürrealizm..