Yayınladıkları “Friends, Lovers, and Other Constellations” albümleri ile dinleyicilerini kozmik bir yolculuğa davet eden Pleasurekraft, 28 Mayıs tarihinde Zorlu PSM Studio’da sahne aldı. Unutulmaz performansın öncesinde biz de ikili ile sohbet etme fırsatı yakaladık. İşte Pleasurekraft!

*Scroll down for English

Çeviri: Ece Göç

 

Pleasurekraft nedir? Proje nasıl başladı? Ve tabi ki, kozmik gücünüzün özü nedir?

Pleasurekraft, kozmosun gücünü ve güzelliğini tekno müziğiyle aktarmaya çalışan bir müzikal görseldir. Ana ilham kaynağı, atomaltı parçacıklardan, kendi güneşimizden milyarlarca kat daha büyük yıldızları yöneten tüm fiziksel ve matematiksel yasalarıyla birlikte, evrendir. Vizyon sahibi düşünürlerden astrofizikçilere, Kubrick’in “2001: A Space Odyssey”si dâhil olmak üzere, birçok yerde ilham kaynağı buluyorum.

Kozmik teknoyu nasıl tanımlarsınız? Dinleyicilere ve üreticilere ne gibi bir etki sağlar?

Üstünde güzel melodiler yüzmesi için omurga görevindeki büyük, yankılanan, uzun davullar. Bu melodiler genellikle, altında yatan daha büyük bir anlatı ya da anlam ile bir müzikal yolculuk uyandırırlar. Çoğu insanın ‘tekno’ müziği ile ilişkilendirdiği hiçbir müzikal anlatıya sahip olmayan, kendini tekrarlayan davul ağır tekno değil.

Eski parçalarınızdan “Tarantula” büyük ses getirmişti! Ama neredeyse 10 yıl sonrasında, tekrar dinlediğinizde hakkında ne düşünüyorsunuz? Bugünlerdeki ve önceki çalışmalarınız arasında büyük farklılıklar olduğunu düşünüyor musunuz?

Evet, tabi ki. Orijinal parça mükemmel bir tech house parçasıydı ve pleasurkraft adını spot ışığına getirse de, son 3 yıldır tekno müzik türünde yaptığım şeyden, üstünde çalıştığım, konuştuğumuz bu ‘kozmik tekno’ türünden çok uzak kalıyor. Dürüst olmak gerekirse, zaman içinde geri dönebilsem, dinleyip ve gurur duyduğum şeyler olmadıkları için, pleasurekraft kataloğundan bazı şarkıları silerdim (“Carny” bunun en iyi örneği). Kesinlikle şarkılarda bir sorun yok, ama bir sanatçı sürekli gelişip değiştikçe eski eserleri yeni vizyonlarına uymadığında onlara yukarıdan bakmaları oldukça yaygın.

Peki ya labelınız “Kraftek”? Labelınızın konsepti nedir ve topladığınız sesler nelerdir?

Label temelde sadece pleasurekraft materyallerini yayınlayabilmem için bir platform değil, aynı zamanda genç ve keşfedilmemiş sanatçılara müziklerini sergilemek için bir araç. Çoğu şirket, özellikle de büyük olanlar, sanatçıları sıfırdan inşa etmek ve geliştirmekten kaçıyor. Birkaç küçük şirketin üstünde uzunca çalıştığı sanatçıyı olgunlaşmış bir meyve gibi koparıp eserlerini yayınlıyorlar. Bu bizim kraftek’teki felsefemiz değil. Diğerlerine nazaran bilinmeyen isimlerimizin parçalarının listelerde böylece tırmanmaları da bu gerçeğin bir kanıtıdır.

Bu yıl ilk albümünüz “Friends, Lovers, and Other Constellations”ı yayınladınız. Bir albüm yapmaya nasıl karar verdiniz? Başlığın arkasındaki hikâye nedir?

Dans müzik endüstrisinde 7 yıldan sonra, mirasımın sadece clubbing için yarattığım parçalardan ibaret olmasını istemediğimi hissettim. Şarkılarımın bir kulüpte dans etmenin fon müziği olmanın ötesine gitmesini istedim. Daha fazla şeyler söylemek istedim. Albüm – her bir parça dâhil olmak üzere – hatta vokal olmayanlar bile – bir araya gelmesi için birkaç yıl sürse de bu düşüncenin nihai bir sonucudur. Sanat eseri vb. gibi albüm ile ilgili her şeyden çok gurur duyuyorum.

Başlığı, Eric Fischl adlı çalışmalarını çok beğendiğim bir ressamın retrospektifinin adıydı. Bir parçanın adı falan değildi ama tüm retrospektifin ismiydi. Ama aynı zamanda karşılaştığımız kişilerle hayatlarımız boyunca insan olarak kurduğumuz tüm bağlantıları, bu deneyimlerin bizi daha iyi ya da daha kötüsü için nasıl değiştirdiğini, bu şeylerin tümünün, kendimizce anlam bulmaya çalıştığımız varoluşumuza kayıtsız kalan bir evrende büyük bir anlatıya nasıl sığdığını ifade etmesinin yanı sıra kozmik referansı göz önüne alındığında oldukça uyduğunu hissettim.

Albümü oluştururken denediğiniz yeni kayıt teknikleri var mı? Ses kullanımını nasıl yorumluyorsunuz?

Daha önce yaptıklarımızdan çok farklı değil. Elbette stilistik olarak, farklı şeyler var, en önemlisiyse, elektronik türünde olup bir kulüp ortamı için uygun olmayan, albümün açılış ve kapanış parçaları. Buna ek olarak, Arthur C Clarke (2001 A Space Odyssey’nin yazarı), Malcolm X, Casey Gerald, Woody Allen, Otto Hoffman gibi isimler dahil olmak üzere çok çeşitli ilhamlardan birçok vokal kullanmam gerekti.

Özellikle, G.O.D (Gospel of Doubt) parçalarına hayran kaldık! Şarkının büyülü hikâye anlatım becerisi bizi kendine kilitledi! Ama sizin yaratış sürecinizde hangisinin önce geldiğini merak ettik, hikâye anlatma mı yoksa insanların dans ederken kendilerini kaybetmelerini sağlamak mı?

Sanırım benim için ilk ilham her zaman müziksiz bir yerden geliyor. Örneğin, Gospel of Doubt, Casey Gerald’ın Ted konuşmasını ilk duyduğumda kafamda oluşmaya başladı ve öyle çok etkilenmiştim ki hemen iletişime geçtim ve benim için vokalleri tekrar söyledi. Sonrasında müziğini yaratmaya başladık. Çalışma tarzım genellikle böyle ilerler, müzikal olmayan bir şey ilk ilham kaynağım olur, ama tabi ki her zaman değil.

Genelde ya da partilerinizde neler dinliyorsunuz?

Mümkün olduğu kadar tekno türü dışında müzik dinlemeye çalışıyorum çünkü bence tekno müzik dinleyen tekno müzik üretenler oldukça sıkıcı bir müzik yapıyor. Metal, jazz, klasik gibi birçok türü dinlerim. Mesela dünkü Spotify listeme baktığımda, Starcardian, M83 ve Rimsky Korsakov’dan “Scheherezade” dinlemişim. Dinlediğiniz müzik türleri ne kadar genişlerse, bir sanatçı olarak müziğinizin daha ilgi çekici hale geleceğini göreceksiniz.

Gösteriden önce Türkiye’deki dinleyicilerinize mesajınız var mı?

Evet! Kozmik bir yolculuğa çıkmaya hazır olun ve telefonlarınızı cebinizde tutun! 🙂






What is Pleasurekraft? How did the project start? And of course, what is the main substance of your cosmic power?

Pleasurekraft is a musical vision attempting to encapsulate the power & beauty of the cosmos into techno music. The main source of inspiration comes from the universe at large with all its physical and mathematical laws that govern sub-atomic particles to gigantic stars billions of times larger than our own sun.  From visionary thinkers, to astrophysicists, to Kubrick’s “2001 : A Space Odyssey”, I find inspiration in many places! 

How do you describe cosmic techno? What kind of effect does it provide to the listeners and the producers?

Big, reverbed, towering drums that provide the backbone for beautiful melodies to float on top of. These melodies often evoke a musical voyage with a grander narrative or meaning that lays underneath.  It is not the repetitive drum heavy techno that lacks any kind of musical narrative etc that most people associate with normal ‘techno’ music.

One of your earliest track “Tarantula” was a huge blast! But after almost 10 years, what do you think about it when you re-listen to it? Do you think there are big differences between your nowadays production and earlier works?

Yes of course. The original track was a groovy tech house track, and even though it brought the pleasurekraft name to the spotlight, it is far removed from what I have been doing for the last 3 years in the techno genre and helping to develop this ‘cosmic techno’ sound we have been speaking about. To be honest, if I could go back in time I would delete certain songs from the pleasurekraft catalogue, as they are not things I listen to and am proud of (“Carny” would be a prime example of this).  Certainly nothing wrong with the records, but as an artist evolves its quite common for them to look back at earlier works with condescension because it doesn’t match the vision that they currently have for their art. 

How about your label “Kraftek”?  What is the concept of the label and what are the sounds that you collect?

The label is basically a platform for me to release not just pleasurekraft material, but also to give young up & coming producers a platform to showcase their music.  Most labels, especially the big techno ones don’t like to build and develop artists from scratch.  They want to come in once several smaller labels have put in the hard work and then pluck that artist like ripe fruit and then release their work.  That’s not our pjhilosophy at kraftek.  The fact that we have had such high charting tracks from relatively unknown names is a testament to this fact. 

This year, you released your first album “Friends, Lovers, and Other Constellations”. How did you decide to make an album? What is the story behind the title?

I felt that after 7 years in the dance music industry that I didn’t want my legacy to be about just making records for clubbing.  I wanted to make music that was more than just a soundtrack for dancing and doing drugs to in a club.  I wanted to say something more, and the album – with every single track on it – even the ones that don’t have vocals – is a culmination of this idea that took a couple years to finally come together.  I am very proud of it and everything about it from the artwork etc etc.  

The title was the name of a retrospective of a painter whose work I love named Eric Fischl, It wasn’t the name of a piece or anything but just the whole retrospective.  I felt it was quite fitting considering the cosmic reference, but also all the connection we make as humans throughout our lives with other people, and how those experiences change us for the better of for the worst, and how all of these things fit into a grander narrative that we tell ourselves to find meaning in a universe that is indifferent to our existence.  

Are there any new techniques of recording that you tried while making the album? How do you interpret the sound usage?

Nothing too different than what we had been doing before.  Of course stylistically there are some different things, most notable the opening and closing tracks of the album which are electronica tracks and not meant for a club setting. In addition to that I got to use alot of vocals from a wide variety of inspirations including Arthur C Clarke (author of 2001 A Space Odyssey) / Malcolm X / Casey Gerald / Woody Allen / Otto Hoffman / and more.   

Especially, we fall in love with G.O.D(Gospel of Doubt) tracks! Magical storytelling skill of the song locked us to itself! But we were wondering which one comes first in your production, storytelling or make people lose themselves with the beat on the floor?

I think the initial inspiration for me is always something non-musical.  For instance Gospel of Doubt came about when I first hear Casey Gerald’s Ted talk, and I was so utterly moved by it that I got in contact with him and he re-did the vocals for me.  Then we sat down to actually create the music for it.   That’s usually the way I work, something non-musical will be the initial inspiration, but not always. 

What do you guys listen in general and for to have a party?

I try to listen to as much music outside of techno as possible because I think techno producers that mainly listen to techno music make pretty boring music.  I listen to metal / jazz / classical / you name it! Looking at my spotify playlist from yesterday for instance I listened to Starcadian / M83 / and Rimsky Korsakov’s “Scheherezade”. The wider the genres of music you listen to the more interesting your music will sound as a producer.  

Any messages to your listeners in Turkey before the show?

Yes! Come prepared to take a cosmic journey, and keep your phones in your pockets! 🙂