İran sanat dünyası, ABD yaptırımları karşısında yeni fuar ile beklentilere meydan okuyor!

 

İran için bir ilk olan, Teer Sanat Fuarı ülkede büyüyen ama bir o kadar da kırılgan olan sanat atmosferini çevre ile ılımlaştırıyor.

Donald Trump’un İran’a karşı yenilenen ekonomik yaptırımlarına rağmen ekonomi raydan çıkma tehdidi altında devam ediyor ve çoğunluğu Müslüman olan 8 ülkeye turizm yasağı olmasına rağmen İran sanat pazarı genişlemeye devam ediyor.

Teer Art, İran’ın ilk Sanat Fuarı. Bu ay (24-30 Haziran) ağırlıklı olarak çağdaş sanatta uzmanlaşmış 11 galeriye ev sahipliği yapan Tahran’da açılıyor. Hükümet rakamlarına göre, Tahran’daki galeri sayısı son beş yıl içinde 10’dan  150’ya sıçramıştır. Çağdaş İran sanatına olan ilgi, kısmen de ülkenin dışında yaşayan İranlı koleksiyoncuların sayısı sayesinde Batı’da da artıyor. Arttagic’in bölgedeki son raporuna göre, İranlı sanatçılar küresel müzayedelerde Orta Doğu’daki meslektaşlarından daha iyi bir performans sergiliyor: 2017 yılında İranlı sanatçılar 16.6 milyon pound, ikinci sırada yer alan Mısır’ın sanatçıları ise satışlarda  5.4 milyon pound kazanıyor. Yine de, tüccarlar ve sanatçılar İran ve Batı arasında azalan  kültürel ve ekonomik değiş tokuşun sanat pazarını oldukça olumsuz etkilediğine inanıyor. Tahran Ab-Anbar Galerisi Direktörü Salman Matinfar “Bu tür değişimler olmazsa İran sanat pazarında bir kez daha gettolaşma olacak,” uyarısında bulunuyor. 

İranlılar, ülkenin uranyum zenginleştirme programını askıya almayı reddetmesinden bu yana, 2006 yılından itibaren birçok ekonomik yaptırımlar yaşadılar. Ama pek çok kişi son haftalarda durumun çok daha kötüye gittiğini söylüyor. “Sadece İranlı galericilerin stüdyo ziyaretleri için ABD’ye seyahat edememesi değil, eserlerin sigorta ve sevkiyatını dahi müzakere edemiyoruz,” diyor Matinfar. Dahası, uzun vize süreçleri birçok sanatçı, küratör ve müze yöneticileri için cesaret kırıcı. Bir ay içinde dolar karşısında paradaki %40 düşüş İran içinde harcamaları engelledi. “Sanat satın alma kimsenin önceliği değil,” diyor Matinfar. Uluslararası sanatçıları temsil eden ve yabancı paralarla ilgilenen galeriler başka şekillerde de olumsuz etkilenmişlerdir. “İran uluslararası bankacılık sistemine bağlı değildir, transfer veya yurtdışından para alımı önemli bir sorundur. Bu mevcut siyasi kararlar nedeniyle daha da kötü hale getirilen bir konudur,” diye ekliyor Matinfar. Alexander Heller ise iç pazarın “çok aktif ama İran’a özgü” olduğunu ve yenilenen yaptırımların ekonomiyi daha da zayıflatacağını, “servetin birkaç el altında olduğu pazarda tekel seviyesi yaratacağını” söylüyor.

CAMA Galerisi’nin kurucularından Riley Frost ise, Parviz Tanavoli gibi uluslararası profillere sahip “modern” masterların kariyer sahibi olan sanatçılardan daha az etkilenme olasılığının olduğunu vurguluyor. Frost şunu da ekliyor: “Ekonomik krizler sosyal gerilimlere neden olur ve insanları bir araya getiren şeyin dokusunu yırtar.”

Trump’ın seyahat yasağı sadece ABD’ye seyahati etkilemekle kalmayıp CAMA’daki açılış gösterisinde yer alması gereken 21 İranlı sanatçı da açılışa katılamamıştır.

İran sanat piyasasını “takdir edilmeyen bir hokkabaz” olarak tanımlayan Frost, birçok İranlı’nın, Trump’un 2020’de yeniden seçilmeyeceğini ve bunun yerine bazı şeyleri tersine çevirecek ve daha az izolasyon taraftarı birinin başarılı olacağını ümit ettiğini söylüyor.

Tahran merkezli sanatçı Golnaz Fatih de iyimser kalan sanatçılardan: “Trump bizim için daha fazla sorun çıkarırsa, sadece diğer ülkelere odaklanacağım. Hatırlamalıyız: Bu şeyler sonsuza dek sürmez.”

 

KAYNAK: SHAW, ANNY. THE ART NEWSPAPER, 2018.